13 Şub 2012

Haftasonu

 
Haftasonu güneşi sizi de evden attı mı?
Bizler biraz güneş görünce kendimizi dışarı attık ama Lili hala ilaç kullandığı için gezme hakkımızı kapalı bir alanda yani yine Tekira'da kullandık. Havada ise bir aşk kokusu var ki anlatamam... Herkes, sevgililer gününe ne hediye alsam telaşındaydı sanki. Lili ise her yerde gördüğü kırmızı kalplerin tadını çıkardı. Yerlerde, vitrinlerde, tavandan sarkan balonlarda... her yerde.
Eminim vitrindekileri o kadar incelemesinin sebebi; "İçlerinde çikolata mı var?" fikridir!!!!

 
10-17 Şubat 2012 (Tekira'da)
Serginin önünde fotoğraf çektirdik. Fotoğraflarda yurdum insanlarının köylerde nasıl çalıştığını görmek bize yaşadıkları yerleri merak ettirdi, hayal etmeye çalıştık hepimiz. Fotoğrafları çok sevdiğimizi anladık. Bir daha düzenlenirse,  buradan takip etmeye karar verdik.

 Lili en çok sevdiği fotoğrafla aynı kareye girmek istedi. Sabri ALTIN çekmiş Trabzondan, Juri Özel Ödülü almış. Şahsen bu güzelliği canlı gördüğü ve hissettiği için Sabri ALTIN'ı çok kıskandım, tabi fotoğrafı çektiği için ona müteşekkiriz o ayrı....

Aslında, bu koca kıştan önce dikip giyemediğim elbisemi sizlere göstermekti amacım ancak elbisede konuşulacak pek de bir şey yok işte. Sade bir model, yün içeren bir kumaş...
Puantiye - fularlı gömlek de benden, detaylar burada.
Tozluklar giymediğim beyaz kazağımın kestiğim kolları.
Lili ise içeri yatık giren güneş ışınlarının önünde dans ederek gölgesinin uzun olmasıyla gururlanıyor ve kendini uzadı sanıyor. Sonra gururla babasına gösteriyor, havasını atıyor. 
Arkadaki, onun deyimiyle "en renkli tuvalet"ler ise en sevdiği yer diyebilirim. Uğramadan eve dönmüyoruz.

10 Şub 2012

Kırmızı ceket ve Keune


Ne zamandır kendime oversized ceket arıyordum. Koton'daki bir tanesi de yakın takibimdeydi ancak bir gün eşimin çok acelesi varken tekrar Koton'a girdiğimde bu kırmızıyı bulunca, eşim gözlerimdeki aşkı fark etmiş olmalı ki ( ya da belki de Koton'a girip çıkmaktan çok yorulmuştu kim bilir), hemen satın almaya ikna etti beni (ben de dünden razıymışım zaten!).
Bu arada kırmızı rengi ile bakır saçlarıma rahatsız edici bir kontrast yapmaması beni rahatlattı.

Bu gün ise kuaförümde KEUNE  saç bakımına davetliydim. Saten proteinli maske ile saçlarım beslendi ve boya pigmentleri sıkıştırılarak rengin saçımda daha uzun süre canlı kalması sağlandı, hem de tek ürünle. KEUNE ürünleri çok yönlüymüş. Etkisi 10 gün kadar sürecekmiş, tabi bakımdan hemen sonra fön çektirmezseniz zira fönün sıcaklığı ile maskenin saça yerleşmesi zorlaşırmış. Fön çekme hakkımızı 24 saat içinde tekrar kazanırmışız, maske artık oturunca.
Bütün bunları dinlerken terimleri birleştirmekte zorluk çektim çünkü çok farklı bir terminolojileri var. Aklımda kalanlarsa kendi saçım ile ilgili olanlar oldu. 

NOT: Bloğumdaki fotoğrafları en kısa zamanda aktif hale getirmeye çalışıcam, şu anda göremediğinizi biliyorum.

2 Şub 2012

Kopar yapıştır ve kuantum


Okullar tatil oldu ve evde Lili'yi oyalayacak aktivitelerle meşkulüm. Geçen gün yaptığımız çalışma onu çok güzel oyaladı. Çünkü en sevdiği iş kağıt kesme ve ardından yapıştırma ve en sonunda resim yapma iç içeydi. Önce beyaz kağıda ev ve ağaç figürlerini çizdim. Bu arada Lili gazetede yeşil renkli olan yerleri kesti. Elimizle minik parçalar koparıp yapıştırıcı ile yapıştırdık. Sıra mora geldi, sonra kırmızıya veee Lili minik kırmızı arabayı buldu gazetenin birinde; "Anne bu da olsun mu resmimizde?" Olsun Liloşka olma mı! Sonra da tavşanı bulduk. Ben de bulduğum eyfel kulesini yapıştırdım.
Resim bitince, hayallerimizi yapıştırmışız onu gördüm. Yeni evimizi en sonunda dekore edip içine taşınmak istiyoruz. Oraya geçince Lili tavşan beslemek istiyor. Ben de en sonunda kırmızı bir arabam olsun - işe gidip geleyim (işim olsun:), portakal ağaçlarının çiçek açtığı mevsimde  - portakal ağacı bahçeleri olan bir yerde tatil yapmak istiyorum (mümkünse bu yaz), bir de Parisi görmek istiyorum (olabilirse ilkbaharda;).

31 Oca 2012

Westwing'den Sizlere Özel 15 TL Hediye Çeki!


Westwing nedir? Almanya’da başlayan müthiş bir özel alışveriş hareketi. An itibariyle 20 ülkede faaliyette olan, ev ve yaşam konseptli ürünleri %70’e varan indirimlerle satın alabileceğimiz bir online alışveriş klübü. Westwing Home & Living, stil sahibi evlerin yeni adresi niteliğinde. Westwing Ailesi, Westwing Türkiye’deki birbirinden özel markaları ince eleyip sık dokuyarak belirliyor, editörler tarafından belirlenen özel konseptlerle ekranımıza düşüyor.



Peki kimin başının altından çıktı bu fikir? Dünyanın en çok satan dergisi Elle ve Elle Decoration’da uzun yıllar editörlük yapan Delia Fisher, Almanya’da Westwing akımını başlattı. İyi de yaptı! Şimdi Türkiye’de online alışveriş ve stil önerilerinde bambaşka.



Westwing Türkiye, tabi ki bundan ibaret değil. Online dergi bölümü de mevcut. Aynı zamanda dünyadan farklı yaşam stillerinin, son trendlerin ve tasarım harikalarının yer aldığı bir ilham kaynağı.  Ev yaşamına dair ipuçları, pratik dekorasyon tüyoları da cabası.



En özel markalar, titizlikle hazırlanan koleksiyonlar ve müthiş indirimler... Bo Concept, Koleksiyon, Maxxdepo gibi tasarım öncüleri seçiliyor. Diğer alışveriş sitelerinden bir başka farkı da stil önerileri, dekorasyon ipuçları, en yeni trendler ve dünyadaki dekorasyona dair olup bitenlerin de yer alması.



Bize de böylesine güzel özelliklere sahip bir stil öncüsü www.westwing.com.tr ailesine dahil olmak ve bu özel klübe dahil olmak kalıyor. Görünen o ki, hepimizin dilinden düşmeyecek bu format, fenomen olmaya aday.

Size özel 15 TL indirimden yararlanmak için tıklayın.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

26 Oca 2012

Kürk türban saç bandı


Kürk ya da daha doğrusu peluş aksesuarlar çantalara kadar sıçradı. Çantanıza, peluştan bir tilki kuyruğu dikin ve sapına takın; hop trend sınırlarının içindesiniz.
Türban şapka ya da saç bantlarını kürkle birleştirince de böyle bir şey ortaya çıkıyor. Asos'ta gördüğümden beri hep aklımda bunu yapmak ama bilirsiniz işte... Küçük şeyler hep ertelenir!

Geçen sene diktiğim kürk yelekten artan parçalarla dikmeye çalıştım. Peluşun tüyleri çok uzun olduğu için model görünmüyor sanırım.
Ama nasıl ısıtıyor anlatamam!
Siz de yapmak isterseniz başınızın ölçüsünü alın ve 20 cm genişlikte peluşu kesip hem enine tersten dikip düzünü çevirin hem de boyundan birleştirerek bir silindir oluşturun. Sonra da ufak bir parçayla dikiş yerini kapatın.10- 15 cm kadar ufak yetecektir eminim. 
Üzerimde yıllar önce diktiğim sarı elbise var. Tabi onu tuniğe çevirdim daha sonralarda.
Taytım fairisle desenli (kendim diktim)
Deri cuff bileklik detayları burada.

24 Oca 2012

Fular yakalı bluz


Daha önce puanlı gömlek diktiğim kalıpla çalıştım.
Elimdeki kalıpların bir çoğu üstüme tam oturmuyor. Ben de olanları varyasyonlayarak değerlendiriyorum. Bu gömlekte en belirgin fark tuhaf fular gibi duran yakası kesinlikle. Nasıl yaptığıma gelince kol kısmını biçince arta kalan kumaşı gömleğin boynuna gelişigüzel diktim. Peki gelişi gerçekten güzel oldu mu? Ben beğendim ama üçüncü gözüm olan sizler eminim farklı fikirler de verebilir bana. Yani hala aynı kalıpla bluzler dikmeyi düşünüyorum. Yaka önerisi olan çekinmeden mailima linkler fotoğraflar gönderebilir. 
Etekse çok maceralı... Neredeyse 36 yıl önce anneannem aneme elbise dikmiş, düğmelerini bile dikmiş üstüne ancak bel kısmını bir türlü oturtamamış. Bizim ailemizde kadınların bel çukuru fazla oyuktur. Yani arka pensler çoğunlukla hazır kıyafet ve hazır kalıplarda az kalır bize. Neyse ki annem elbiseyi dolapta çürümekten kurtarmış geçen sene ve bana getirmiş. Şimdi yüksek belli bir etek oldu. Üzerindeki düğmelerse aynen duracak bir süre. Taa ki eskiyi özlemeyi bırakana dek...

20 Oca 2012

Mor çorba


Bu aralar renkler ve meleklerle çalışıyorum. Bu işin çok hoşuma gittiğini de belirtmeliyim. Hem değişik şeyler yaparak mutlu oluyorum hem de mutluluğum arttıkça güzel sürprizler beni buluyor. Çalışmaya Derya BAYKAL'ın programını izlerken konuk olan "Meleklerin Seninle Konuşuyor" kitabının yazarı Şebnem ÖZKAN'ı dinleyince karar verdim ve hemen gidip kitabını aldım. Kitapla birlikte verilen kartlarla bol bol çalışıyorum ve meditasyonlarımı yapıyorum. Henüz çok büyük sonuçlar yok elimde mesela milli piyangoyu kazanmadım hala ama minik sürprizler yaşamadan geçirdiğim günlerim sadece enerjimin düşük yani pek bomba gibi hissetmediğim günler oluyor. Gerisini kitabı okuyarak öğrenin ben çorbamın tarifine geçeyim.
Tarifin fikir babası Ender SARAÇ'tır. Annemden duydum ki kendisinin süper bir mor çorba tarifi varmış. Detoks için hazırlanan bu çorbanın içi çok daha zengin malzemelerle doldurulmuş. Benimki ise onun çorbasının yanında fakir çorbası kalıyor ama lezzeti bence süpper. İşte yukarıda bahsettiğim renk meditasyonlarında mor giyinmek, mor hayal etmek ve mor yemek yemek de var. Bu yüzden ne pişirsem de mor olsa diye düşününce aklıma bu çorba geldi.
Malzemeler:
1. Şalgam suyu ve su,
2. Şehriye (ben Lili sevdiği için yıldız şehriyeleri kullanyorum. Onları yerse, gözleri yıldız gibi palrar sanıyor. Çorbayı yiyince de aynada kontroller hemen yapılıyor. "Anne parlıyorlar mııı göremiyorum beeen!")
3. Terbiyesi için bir yumurta ve kaymak.
4. Tuz
Hazırlanışı:
Şalgam suyunu sulandırın ve damak tadınıza göre ekşiliğini ayarlayın. Ben 1 bardak şalgam suyuna 3-4 bardak su kullanmıştım. Sonra suyu kaynatın, tuzunu atın ve şehriyeleri pişirin. Pişince de yumurta sarısı ile kaymağı karıştırın ve altını kapattığınız çorbanızı terbiyeleyin. Baharat olarak ben, bizim kekiğimizi kullanıyorum ismi kibritsa  + çipritsa diye söyleniyor köylerde.
Çorbanın genel tadı lahana turşu suyuna çorbama benzedi. Tabi şalgam suyu da turşu suyu en nihayetinde ama sofrada renk sevenler ve farklı lezzet arayanlar sevecektir.