Lili'den ayrı poz vermek imkansız oldu ama konu botlarımdaki püsküller baştan söyleyeyim. Geçen sene bir aralar bloglarda Peacocks botlar görüp de az meraklanmamıştım. Tekirdağ'da bu markayı bulamayacağım için de İstanbul'daki kızkardeşimden rica etmiştim alması için. O da sağ olsun bulabileceği en çirkin, ayakkabı mı bot mu ne idüğü belli olmayan şeyi alıp getirmiş bana. Hatta çok rahat diye giyip giyip kış sonunda getirmişti cadı. Bana "bööğğ" dettiren bu çirkin şeyler de gerçekten rahat çıktılar. Kucağımda kızım bile olsa geniş topukları sayesinde hiç dengem bozulmuyor. Bir anne bir topuklu ayakkabıdan daha ne ister ki... Atamazdım ya!
Bu sene şükür ki püskül modası var ben de bu botlara "geçeyim bir kıyak size" dedim (trakyalı ağzı ile:). Aslında bu botu giydirme işini geçen sene
Derya Baykal'ın programında öğrendim. Malesef yenilenen sitelerinde botları bulamadığım için onların linkini koyamadım. Aşağıda ilk fotoğrafta solda onların yapmış olduğu fikri görüyorsunuz (bir de sağda o çirkin botun en çıplak halini de görüyorsunuz ki allahtan siyah oldukları için bütün çirkinlikleri görülemiyor).
Önce: Kumaşı botun çevresine göre ayarlayıp boru gibi diktim.
Sonra da, daha önce yaptığım
püsküllü çantadaki gibi şerit kumaşları üst üste, mesafeli olarak yapıştırdım ve püskülleri keserek oluşturdum (daha iyi anlamak için
çantaya tıklayabilirsiniz). Püsküllerin kesilmeden önceki halleri de hoşuma gitti, ama çantaya uysun diye kestim elbette, onlar da alt resimde.
Unutmadan eklemeliyim ki botun içinde sabit durmaları için son anda onları bir çoraba tutturdum bir kaç yerden. Böylece fazla kayıp, botun dışına çıkmıyorlar.

Daha önce
Laçin de botlarını püsküllendirmişti ve onları tamamen değiştirmişti, tıklarsanız yapımını da bulacaksınız.
Burada da üzerindeki leoparlı kombinle göreceksiniz aynı püsküllü botları. Bu Laçin beni leopara da alıştırdı ya, yakında sizlere leoparlı bişeylerle çıkarsam şaşırmayın.